Türkçe English

Tikler ve Tourette Sendromu

Tikler hızlı, kısa süreli, istemsiz kas hareketleri, ses çıkarmalar ya da duyumlardır. İstemsiz, patlarcasına, yineleyici, basmakalıp, ritmik olmayan, amaçsız, karşı konulamaz, ancak değişen sürelerle bastırılabilir özelliktedirler. Ayrıca dışarıdan gözlenmeyen ya da duyulamayan duyusal tikler de vardır. Duyusal tikler cilt, kemikler, kaslar veya eklemlerde ağırlık, boşluk, gıdıklanma, soğuk, sıcak veya diğer duyumların yineleyici olarak hissedilmesidir.

Tikler toplumda çok sık görülen davranışlardan biridir. Özellikle de 5-6 yaşlarında ilk kez başlayıp 11-12 yaşlarında en yüksek orana ulaşır. Erkeklerde daha sık görülüp %80 oranlarla da 18-20 yaşlarında kaybolabilir. Göz tiklerine de genellikle kaşınma eşlik edebilir. Tikler bir süre isteyince tutulabilir, bastırılabilir. Özellikle dikkat ve konsantrasyonun arttığı sırada tikler azalır, kaygı ve heyecanlarla artar. Neredeyse tamamen biyolojik nedenle oluşuyorlar denebilir. Fakat çevresel etmenler de tikleri şiddetlendirebilir. Psikiyatrik açıdan tiklerin önemi beraberinde %50 gibi yüksek oranda gözlenen dikkat problemleri, dürtüsellik ve takıntısallıktır. Ani başlayan tikler PANDAS denen, streptokok enfeksiyonlarına bağlı gelişen bir bozukluk belirtisi de olabilir. Bu durumda da bir çocuk doktoru değerlendirmesi yerinde olacaktır.

Tikler basit ve karmaşık olmak üzere ikiye, hareket tikleri, ses tikleri ve duyusal tikler olmak üzere de üçe ayrılabilir.

1. Basit hareket tiklerine örnek olarak “göz kırpıştırma”, “boyun oynatma”, “sırıtma”, “burun titretme”, “dil çıkarma”, “dudak oynatma” sayılabilir.

2. Basit ses tiklerine ise “havlama”, “tıslama”, “horuldama”, “boğaz temizleme”, “esneme”, “geğirme” örnek olarak söylenebilir.

3. Basit duyusal tikler için de “gıdıklanma”, “kaşınma hissi” akla gelebilir.

4. Karmaşık hareket tiklerine örnek olarak “tükürme”, “çömelme”, “diş gıcırdatma”, “karşısındakinin beden hareketini tekrarlama (ekopraksi)” sayılabilir.

5. Karmaşık ses tiklerine ise “kekeleme”, “hıçkırık”, “ıslık çalma” örnek olarak söylenebilir.

Tik bozuklukları arasında şunlar yer alır:

1. Gelip geçici tik bozukluğu (12 aydan kısa)

2. Kronik ses (vokal) tik bozukluğu

3. Kronik hareket (motor) tik bozukluğu

4. Tourette sendromu

Tourette Sendromu’nun tanısal özellikleri arasında hareketle ilgili ve sesle ilgili tiklerin varlığı, bu tiklerin bir yıldan uzun süredir var olması ve onsekiz yaşından önce başlaması yer alır. Tourette sendromunda tiklerin yanı sıra dikkat sorunları, dürtüsellik ve takıntısallık da çok sık eşlik eder. Nadiren tikler çok şiddetli seyreder. Bu nedenle ergenlik öncesi yıllarda dikkat sorunları, ergenlik döneminde ise dürtüsellik ve takıntısallık temel sorun alanlarını oluşturur.

Tikler temel olarak genetik nedenlerle oluşur. En çok kabul gören biyolojik modellemelerden biri -takıntı bozukluğuna banzer şekilde- beyin kabuğundan başlayarak orta beyine giden ve yeniden beyin kabuğuna dönen sinir iletim ağlarındaki işlev bozukluklarının varlığına odaklanır. Bu yolaklarda doğrudan ve dolaylı yolak olarak adlandırılan iki farklı iletim düzeneğinden söz edilir. Doğrudan yolağın gereğinden daha fazla çalışmasının tiklere neden olduğu belirtilir. Yine takıntı bozukluğunda olduğu gibi bu döngüleri etkileyen tümör, inme, kafa travması, karbon monoksit zehirlenmesi, Huntington hastalığı, Sydenham koresi gibi nedenler de tiklerin ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.

Tiklerin mutlaka tedavi edilmeleri gerekmez. Kişinin psikososyal işlevselliğinde sorun yaratması, belirgin bir sıkıntı ortaya çıkarması ya da tiklerin çok şiddetli olması gibi durumlarda tedavi gerekli olur. Tiklerin tedavisi, tiklerin durdurulması için çeşitli ilaç tedavilerini, beraberinde bulunabilen dikkat bozuklukları, dürtüsellik ve takıntıların ya da diğer psikiyatrik belirti ve bulguların tespiti ve kontrolünü içerir. Öte yandan tik şiddetini artırabilen stres etmenleri ve kaygı odakları da tespit edilip, kontrol edilmeye çalışılır. Tikler belirli süreler tutulabilse de, istemsiz olarak ortaya çıkan belirtilerdir. Bu nedenle, “Yapma!”, “Tut kendini!” gibi uyarılar genellikle çok kısa süre işe yarayabilir, ancak tik şiddetini ve tiklerle ilişkili sıkıntıyı arttırabilir. Bu nedenle gerekli tedavi yaklaşımlarının yanı sıra tedavinin bir parçası da mümkün olduğunca tikleri yok saymaya çalışmaktır.


Dr. Koray Karabekiroğlu


En iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenir... Türkçe Anasayfa English Home Page
Bu sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı Dr. Koray Karabekiroğlu'na ait olup; kendisinden Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre yazılı izin alınmadan söz konusu yazıların herhangi bir bölümü veya tamamı iktibas edilemez veya herhangi bir usul ile çoğaltılamaz. Kaynak göstermek ve bilimsel kurallara riayet edilmek kaydı ile alıntı yapılması mümkündür.

Çocuk ve Hayat üzerine her şey için tıklayın

Web sitesi: Koray Karabekiroglu