Türkçe English

Üstün zekâlı/yetenekli çocuklara yaklaşım

Üstün zekâlılar, geçerli ve güvenilir zekâ testlerinde sürekli olarak 130 ve daha yukarı zekâ bölümü (ZB) sağlayan; kendi yaşıtlarından rastgele seçilmiş bir kümenin %98’inden üstün olanlara verilen addır. Marland Raporunda üstün yetenek, aşağıdaki alanlardan birinde ya da bir kaçında yüksek performans ve başarı gösterme şeklinde tanımlanmıştır (Ersoy ve Avcı 2001: 128).

a. Genel zihinsel yetenek
b. Özel akademik yetenek
c. Yaratıcı ya da üretici düşünce yeteneği
d. Liderlik yeteneği
e. Görsel ve gösteri sanatlarında yetenek
f. Psiko-motor yetenek

Üstün zekâlı çocukların en önemli özelliği, öğrenme hızlarıdır. Bu tür çocuklar diğerlerine göre daha erken yaşta konuşma, okuma ve yazmayı öğrenirler. Doymak bilmez meraklarıyla sürekli yeni şeyler öğrenme azmi taşırlar. Dr. Karen Rogers üstün yetenekli 241 çocukla yaptığı bir araştırmada, şu sonuçları elde etmiştir:
% 99.4’ü hızlı öğreniyor
% 99.3’ü geniş bir kelime hazinesi var
% 99.3’ünün mükemmel bir hafızası var
% 99.3’ü mantığını çok iyi kanıtlıyor
% 97.9’u çok meraklı
% 96.1’i bazen yaşlarına göre çok olgun
% 95.9’unun mükemmel bir espri anlayışı var
% 93.8’i önce bir gözlemleme yeteneğine sahip
% 93.5’u başkalarına karşı merhametlidir
% 93.4’ünün renkli bir hayal gücü var
% 92.9’u sayılar konusunda yetenekli
% 90.3’ü adalet ve dürüstlük kaygısı taşıyor
% 89.4’ü bulmaca ve legoları rahatlıkla yapıyor
% 88.4’ünün yüksek bir enerji seviyesi var
% 88.3’ü işlerinin mükemmel olması kaygısını taşıyor
% 85.9’u ilgi duyduğu alanlarda azimli
% 84.1’i otoriteyi sorguluyor
% 80.3’ü çok okuyor

Üstün yetenekli olan öğrenciler genellikle anne babaları ya da öğretmenleri tarafından keşfedilebilirler. Zekâ testlerinin ve bilgilerin genel bir değerlendirilmesi sonucunda bir öğrencinin üstün yetenekleri ortaya çıkartılır ve onun özel bir eğitime ihtiyacı olup olmadığı belirlenebilir. Bu çocuklar,

  • “çok sayıda bilgi sahibi olma ve bunları unutmama”,
  • “ileri düzeyde anlayış kabiliyeti”,
  • “alışılmadık seviyede farklı konularda ilgi ve merak”,
  • “çok soru sorma”,
  • “lisan kullanımında, kelime hazinesi ve dil yeteneğinde üstünlük”,
  • “hızlı düşünme”,
  • “çabuk sonuca ulaşma”,
  • “esnek ve farklı düşünme”,
  • “geniş çaplı bir sentez kabiliyeti,”
  • “özgün fikirler ve çözümler üretebilme”, “genelleme yapma”,
  • “sonuçları hissetme”,
  • “soyut düşünme” ve
  • “alternatifler üretme”
  • konusunda erken ve hızlı gelişme gösterebiliyorlar.

    Ayrıca;

  • Bir alanda öğrendiği konu ile başka bir alanda öğrendiği konu arasında mantıklı ilişkiler kurabilirler.

  • Sebep sonuç ilişkisine ilgi duyarlar. Olaylar arasındaki bağıntıları, neden sonuç ilişkilerini ve benzerlikleri yaşıtlarından daha çabuk ayırt edebilirler.

  • Çeşitli konularda mantıklı eleştiri getirebilirler.

  • Kimsenin aklına gelmeyecek sorular sorarlar.

  • Yaş düzeylerinin ilerisinde olan kitapları okur ve anlarlar.

  • Zengin sözcük haznesine sahiptirler. Kelimeleri doğru telaffuz ederler, yerli yerinde kullanırlar ve akıcı bir konuşmaları vardır.

  • Bir cümlede ya da sözde doğrudan bildirilmeyen, kastedilen anlamaları bulup çıkarabilirler.

  • Genelleme ve soyutlama yaparak bilgilerini başka alanlara aktarabilirler.

  • Bilgileri ezberlemekten ziyade onu kullanma kapasitesine sahiptirler.

  • Ayrıntılara olağan üstü dikkat ederler.

  • Öğrenme ve bilgiye sürekli açlık duyarlar.

  • Uzun süre dikkatlerini bir konu üzerinde yoğunlaştırabilirler.

  • Karmaşık problemler çözmekten hoşlanırlar.

  • Sorumluluk duyguları kuvvetlidir. Sorumluluk almayı çok ister ve bunu yerine getirmekten hoşlanırlar.

  • Sorun çözümünde karmaşık yöntemler kullanabilirler.

  • Yetişkin denetimi olmaksızın bir proje, deney üzerinde çalışabilirler.

  • Arkadaşlarının etkinliklerini örgütleyip planlayabilirler.

  • Gözlem yetenekleri çok gelişmiştir, çevrelerinde olup bitenle çok ilgilidirler.

  • Konuşmalarında akıcılık ve tutarlık vardır.

  • Kuralcı ve mükemmeliyetçidirler.

  • Fikir ve düşüncelerini mutlaka ifade etme ve kabul görme ihtiyacı içindedirler.


    Olumsuz özellikleri Genellikle

  • “inatçılık”,
  • “kararlılık”
  • “maceracı davranışlar”,
  • “çabuk sıkılma”,
  • “yapacak bir şeyler arama”,
  • “boş duramama”,
  • “karmaşık şeyleri tercih etme”
  • “tartışmalardan zevk alma”,
  • “ilgi bekleme”,
  • “övülmekten hoşlanma”,
  • “çok konuşma”,
  • “yerinde duramama”
    da sergileyebiliyorlar.

    Ayrıca

  • Bu çocuklar genellikle yerlerinde duramaz, sürekli yenilik, hareket isterler. Diğerlerinden çok farklı niteliklere sahiptirler. Bu nedenle de normal sınıf ortamında çeşitli olumsuzluklara neden olabilirler. Bunlar şu sebeplerden kaynaklanabilir:

  • Bu çocukların bilgi, ilgi ve beceri düzeyleri aynı yaştaki ortalama öğrencilerin hayli ötesindedir. Bilgi, ilgi ve becerileri düzeyinde ihtiyaçları karşılanmazsa çabuk sıkılır ve sınıfta huzursuz, yerinde duramayan bir duruma gelirler.

  • Bilgi, ilgi ve beceri düzeyleri yüksek olduğundan sınıfları ve yaşlarından umulmayan konularla ilgilenip soru sorabilirler.

  • Herhangi bir konu işlenirken yanılgıyı bulmak, eleştiri, itiraz gibi tepkiler vermeleri olağandır.

  • Rutin ödevlerden ve görevlerden çabuk sıkılır, çoğu zaman da görevi tamamlamaz. Öte yandan görevin başından fırlayarak kalkıp sınıf içinde sağa sola dolaşarak başka meşguliyet arayabilir. Bu davranış dikkat eksikliği, derslere katılmama, olumsuz problem davranışlar olarak ele alınır ve arkadaşlarına kötü etki yaptığı sonucuna varılabilir.

  • Her şeyle ilgilendiği için kolaylıkla ilgisi başka yöne kayabilir ve işleri yarı bırakabilirler.

  • Bazı çocuklar Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olarak yanlış tanı alabilirler.

  • Bazı durumlarda yaptıkları tepkiler “garip, anormal” görünebilir. Gerçekte bu durum yaşlarının hayli ötesinde bir algılama ve değerlendirme gücünün sonucu olabilir.

  • Bazen bir proje üzerinde gereksiz yere uzun süre çalışır, ayrıntılarda boğularak zamanında projeyi yetiştiremezler. Bunun sonucu olarak düşük not alabilir, proje tamamlanamadığı için, çocuk, ailesi ve öğretmeninin stres yaşaması söz konusu olabilir.

  • Yetişkin düzeyinde düşünme becerisine sahip olmasına karşın yetişkin düzeyinde sosyal becerileri bulunmayabilir. Bu nedenle de arkadaşları ya da yetişkinler çocuğun kaba, düşüncesiz biri olduğu kanısı ile onunla birlikte olmaktan kaçınmalarına neden olabilir.

  • Sınıf arkadaşlarının yaşının çok üstünde ki sözcükleri kullanması sonucu ne dediğini arkadaşları anlayamayabilir.

  • Çok konuştuğu için diğer arkadaşlarına konuşma fırsatı tanımayabilirler. Bunun sonucu olarak diğer çocuklar, üstün zekâlı çocuğu “kendini beğenmiş” olarak adlandırarak dışlamaya başlayabilir ve yalnızlığa itilir.

  • Öğretmenin anlattığı biçimde değil, kendine has biçimde problemleri çözer. Bunun sonucu olarak öğretmen, kendisini tehdit altında hisseder, çocuğun otoriteyi kabul etmeyen saygısız biri olduğunu düşünerek ona göz açtırtmamaya çalışarak isyan etme noktasına getirebilir.


    MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin Üstün Yetenekli/Zekâlı Çocuklara Yaklaşımı

    Zekâ, yaratıcılık, sanat, spor, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda akranlarına göre yüksek düzeyde performans gösteren bireyler, üstün yetenekli olarak tanımlanmaktadır (MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği). Yönetmelik, üstün yetenekli/zekâlı öğrencileri, görme, işitme, zihinsel ve ortopedik engelli; dil-konuşma güçlüğü ve özgül öğrenme güçlüğü yaşayan; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile yaygın gelişimsel bozukluğu bulunan bireyler ile birlikte özel eğitime ihtiyaç duyan bireyler arasında saymaktadır. Ülkemizde 2012 TÜİK Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 5-14 yaş aralığında 12.686.751 öğrenci bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, bu öğrencilerin % 2’sinin (yaklaşık 250.000) üstün yetenekli/ üstün zekâlı olduğu kabul edilmektedir.

    Üstün yetenekli öğrencilerin tanılanması üç aşamada gerçekleştirilmektedir:

    İlk olarak Bilim ve Sanat Merkezleri, üstün veya özel yetenekli öğrencileri belirlemek amacıyla her öğretim yılının ekim ayı içinde Bakanlıkça hazırlanan "Gözlem Formu"nu, il ve ilçelerde bulunan okul öncesi, ilköğretim ve orta öğretim kurumlarına gönderir. Bu gözlem formu;
    a) Okul öncesi kurumlarda okul öncesi öğretmenlerince,
    b) İlköğretim kurumlarında 1-4 üncü sınıflar için sınıf öğretmenleri; 5-8 inci sınıflar için şube öğretmenler kurulunca,
    c) Orta öğretim kurumlarında ise sınıf rehber öğretmenler kurulunca doldurulur.

    Öğretmenler ve kurullar, üstün veya özel yeteneğe sahip olduklarını gözlemledikleri öğrencileri aday gösterir ve formlar, en geç mart ayının sonuna kadar ilgili Bilim ve Sanat Merkezine gönderilir.

    İkinci aşamada; örgün eğitim kurumlarınca aday gösterilen ilköğretim ve orta öğretim öğrencileri, her yıl mayıs ayında Bilim ve Sanat Merkezi müdürlüklerince belirlenen tarihlerde Bakanlıkça hazırlanan grup testine alınırlar.

    Son aşamada ise:

    İlköğretim ve orta öğretimde grup testine alınarak yeterli başarımı gösteren öğrencilerden ;
    a- Genel zihinsel yetenek yönünden uygun olanlar, Rehberlik ve Araştırma Merkezleri uzmanlarınca,
    b- Özel yetenek yönünden uygun olanlar, Bilim ve Sanat Merkezi uzmanlarınca bireysel incelemeye alınırlar.

    Bu bireylerin erken yaşta tanılanmaları, ihtiyaç duydukları eğitime yönlendirilmeleri ve kendilerine uygun eğitimi almalarının sağlanması, hem birey hem de toplum açısından önemlidir.

    Evde ve okulda üstün zekâlı/yetenekli bireylere yaklaşım önerileri

    Üstün zekâlı ve yetenekli bireyin tanılanıp değerlendirildikten ve potansiyeli belirlendikten sonra gereksinimlerini en iyi şekilde karşılayacak eğitim programına ve hizmetine verilmelidir. Sağlanacak eğitsel hizmetler ise üç ana başlık altında toplanabilir.
    1. Hızlandırma
    2. Gruplama
    3. Zenginleştirme

    1. Hızlandırma: Çeşitli uyarlamalarla bir programın normal sürecinden daha önce tamamlanmasıdır. Okula erken başlama, sınıf atlama, ileride olduğu derslerde sınıf atlama, birkaç sınıf birleştirme, program süresinden daha kısa sürede tamamlama, kurslar alma ve seminerlere katılma gibi pek çok şekilde uygulanabilmektedir.

    2.Gruplama: Gruplamanın, normal sınıflardaki üstün yetenekli öğrenciler için küme gruplandırmaları, özel bir sınıf gruplandırma, özel bir okulda gruplandırma, kaynak odada gruplandırma ve kaynak merkezlerinde gruplandırma, özel seminerler, özel yan kursları, çeşitli çalışma merkezlerindeki (müzeler, üniversiteler, bilim laboratuvarları ve endüstri gibi) özel çalışmalar şeklinde uygulamaları bulunmaktadır.

    3.Zenginleştirme: Normal sınıf programında üstün yetenekli öğrencilerin özelliklerine ve gereksinimlerine uygulamalar yapılması esastır. Bunun için normal sınıf içinde farklılaştırılmış öğrenme deneyimlerinin plânlanması gerekmektedir. Yatay ve dikey olmak üzere iki türlü zenginleştirme yapılabilmektedir. Yatay zenginleştirmede etkinlik ve ders türünü artırma söz konusudur. Dikey zenginleştirme ise o konu ile ilgili derinlemesine çalışmalar yapılmaktadır.

    ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE ÖNERİLER

  • Üstün zekâlı çocuklar ana babaları için zorlayıcı çocuklardır. Akranlarından farklı olarak, daha fazla olayların farkında, azimli, inatçı, beklentileri yüksek, hassas, kolaylıkla uçlara kayabilen çocuklardır. Bu nedenle ana babalar üstesinden gelmeleri gereken fazla sayıda problemle karşılaşabilirler.

  • Üstün yetenekli çocukların gelişmesinde uygun ortamın sağlanması ana babalara düşer. Bu nedenle ana babalar öncelikle çocuğa zaman ayırmalı, daha sonra çocuğun özelliklerini ve gereksinimlerini bilmelidirler.

  • Çocuğunuzun öğretmenleriyle, rehber öğretmeniyle ilişkilerinizi sıkı tutarak çocuğunuzun duygusal toplumsal ve zihinsel gereksinimlerine odaklanmalarını sağlamalısınız.

  • Üstün yetenekli çocuk için mükemmel ana baba olma yerine iyi ana baba olmak gerekir. Mükemmel olmaya çabalamak, ana babaların daha çok hata yapmalarına neden olur ve bu durum çocuğa da yansır.

  • Çocuğun eğitimi planlanırken okul seçeneklerini iyi bilmek gerekmekle birlikte, ‘‘mükemmel okul’’ olmadığını unutmamak gerekir.

  • Çocuğun sosyal gelişimi dikkatlice gözlenmelidir.

  • Çocukla ve diğer aile bireyleri ile etkili bir iletişim kurulmalıdır.

  • Okul öncesi dönemdeki üstün yetenekli çocuklarda normal gelişim gösteren yaşıtlarının hoşlandığı birçok etkinliğe ilgi gösteriler. Ancak, bu çocuklar daha detaylı ve derinlemesine bilgiye ihtiyaç duyarlar. Bu çocukların merak, sorgulama, kavrama gibi becerilerini geliştirebilmek için;

  • Kitap okuma, kitap inceleme çalışmaları yapılmalıdır. Yaşına uygun kitaplar alarak birlikte inceleyebilirsiniz. Bazı çocuklar okul öncesi dönemde okumayı öğrenmiş olabilirler. Onların kendilerinin okumalarına izin verilmelidir.

  • Bilim, doğa ve çevreyle ilgili kitaplar seçerek ilgi alanlarını çoğaltabilirsiniz.

  • Kalem ve kağıtla ilgilenmesini sağlayıp el kaslarının gelişimine destek olabilirsiniz. Çizdiği resimlerde neyi anlatmak istediğini sorun.

  • Bazı çocukların haritalara, ülkeler ve ülke başkentlerine ilgisi vardır. Büyük boy dünya haritası, küre ya da bir haritayı birlikte inceleyebilirisiniz.

  • Oyuncakçılarda çocukların bilişsel gelişimlerini destekleyebilecek tarzda zekâ küpleri, puzzleler, yap-boz, zekâ oyunları vb. oyun materyalleri alabilirsiniz.

  • Çevrede olan biten olaylar, doğa, insanlar vb. hakkında sohbetler edebilirisiniz.

  • Karşılaştırmalar yaptırabilir, zıtlıklara dikkatini çekebilirsiniz.

  • “Eğer ……. olursa” tarzındaki sorularla çevresinde olanları sorgulayabilirsiniz.

  • Küçük yaşlardan itibaren çocuğunuzun çalışmalarını saklayıp gelişim takibini yapabilirsiniz. Bu dosya daha sonra çocuğunuza eğitim verecek öğretmenlerle paylaşıldığında, eğitimcilerin çocuğunuzu daha iyi tanımasına yardımcı olacaktır.

  • Bilgisayarı etkin ve amaçlı kullanmasını sağlayabilirsiniz.

  • Çeşitli malzemeler kullanarak birlikte farklı projeler hazırlayabilirsiniz.

  • Üstün yetenekli çocuklar sonsuz denebilecek kadar çok soru sorabilirler. Bazıları sadece bilgi sahibi olmak için soru sorarlar. Bazıları bir konudan diğerine ya da bir ilgi alanından diğerine atlayabilirler. Bazıları ise belli bir zaman diliminde sadece özel bir konuya ilgi duyabilir ve bu konu etrafında zaman harcayarak bilgi toplayabilirler. Bir ailenin neden, ne zaman, niçin, kim gibi sorulara hazırlıklı olması için başvurabileceği kaynak kitapları ellerinin altında bulundurmaları önemlidir.

  • Sordukları sorulara verilen cevaplar onları tatmin etmeyebilir ya da yaşları gereği anlamlandıramayacağı sorular sorabilirler (inanç, cinsellik vb). Sordukları sorular gerçekten sizi zorlamışsa kendinize ve çocuğunuza karşı dürüst olmalısınız. Çocuğun anlayabileceği düzeye uygun olarak cevap öncesi bir ön hazırlık yapmanız faydalı olacaktır. Örneğin: “Bu gerçekten iyi bir soruydu, bazı yetişkinler de bu soruyu sormakta, ancak verilebilecek net bir cevap yok. Bu konuda sen ne düşünüyorsun?” gibi cümleler kurabilirsiniz.


    > Üstün zekâlı/ yetenekli çocukların öğretmenlerine öneriler

    Bu çocukların öğretmenlerinin;
  • Kendilerine has, esnek ve öğrencinin isteklerini ön plâna çıkaran programlar geliştirip uygulayan;
  • sıcak müsamahakar bir atmosfer oluşturan;
  • bireylere göre farklılaşan stratejiler uygulayan;
  • kişilerin imajlarına saygı duyan ve pozitif davranışları destekleyen;
  • onların inanç ve değerlerine saygılı olan;
  • hayal gücüne ve üretkenliğe saygı duyan,
  • dersin entelektüel seviyesini tutan;
  • ferdiyetçi davranışlara ve kişiliklere saygılı olan;
  • konularına son derece hakim olmanın yanında, daima kendilerini yeni temel, bilgi ufkunu genişletmeyi ihmal etmeyen;
  • öğrencilerine inanan, güvenen ve onlara eşit davranan kimseler olmaları gerekir.

    Yukarıda belirtilen niteliklere bir öğretmenin çok kısa bir sürede sahip olması belki güç görülebilir. Bunların bir kısmı doğuştan, bir kısmı da deneyim ve iyi bir eğitimle elde edilebilecek özelliklerdir. Ancak buradan üstün zekâlıların öğretmenleri de üstün zekâ ve niteliklere sahip olmalıdır gibi bir sonuç çıkartılmamalıdır. Ortalama bir öğretmen çeşitli açılardan üstün zekâlılara kaynaklık ve önderlik yapabilir.

    Bu tip çocuklar için sınıf öğretmeninin öğrenim görevlerinin dışında ek öğrenim programları hazırlaması gerekir. Sınıfın seviyesi onların seviyesinden çok aşağıda kalabilir. Aşağıda belirtilen noktalar dikkate alınarak çocukların daha iyi gelişmelerine yardımcı olabilmek için sınıf öğretmeni;

    1. Çocuğun çalışma ve ödevlerini sınıfın işlemekte olduğu konularda ve aynı tempoda tutmaya çalışmamalı, onun güç ve süratine uygun ödevler vermelidir.
    a. Ödevlerde tekrara ve alıştırmalara fazla yer vermemelidir.
    b. Daha çok problem çözme tekniğini gerektiren ödevler vermelidir.
    c. Yarı teknik malzemelerin okunması, özetlenmesi, bazı araçların modellerinin yapımı, şemalarının çizimi ve onların çalışma kurallarını açıklama ödevleri verilmelidir.

    2. Tartışma, proje ve dramatizasyon çalışmalarına önem verilmelidir.

    3. Tasnif, organize etme ve maddelendirme olanağı veren fırsatlar hazırlanmalıdır.

    4. Ders etkinliklerinde kitabi etkinliklerden çok, geniş gözlem ve deneylere yer verilmelidir.

    5. Kendilerine özgü ilgileri olduğundan grupla olduğu kadar bireysel çalışmalara da önem verilmelidir.

    6. Öğrenciyi okul içi ve dışı etkinliklere yönlendirmelidir.

    7. Önderliği gerektiren ya da önderliği geliştirmeye fırsat verecek çalışmalara katılması için teşvik edilmesi gerekir

    8. Bu tip çocuğun başarısını, sınıf arkadaşlarının başarısı seviyesi ile değil kendi öğrenme güç ve sürati ile karşılaştırmalıdır.

    9. Anne ve baba ile bu konuda işbirliği yapmalı, onlara çocuklarını ihmal etmeden ve gurura kapılmadan yetiştirmek için gerekli anlayışı kazandırmaya çalışmalıdır.

    10. İleri öğrenim için en uygun yolun seçilmesinde uzmanlarla işbirliği yapılmalı.

    11. Bu çocuklarda üstünlük duygusunu yaratmak, aynı “aşağılık duygusu” kadar zararlı sonuçlar doğurur. Çocuk arkadaşlarını ve çevresindekileri aşağı görür ve toplumda yalnız bir kişi olarak yaşamına devam etme tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Onun için üstünlük duygusunun çocuklarda yaratılmamasına azami dikkat sarf edilmelidir.

    12. Akademik konular için resim, müzik, beden eğitimi gibi dersler ihmal edilmemelidir.

    Ayrıca;

  • Sınıfta bu öğrencilere daha zor sorular sorulmalı ve üstün yetenekli öğrencilerin yeni fikirler üretmelerine fırsat verilmelidir. Sınıf geneline sorulan soruları bu öğrencilerin cevaplandırmasına öncelik tanınmalı böylelikle derse olan ilgileri devam ettirilmelidir.

  • Derslerle ilgili olarak araştırma ağırlıklı ek ev ödevlerinin verilmesi gerekir.

  • İlgilendikleri alanlarda proje çalışmaları yapmasına ve sınıf arkadaşlarına sunarak paylaşmasına olanak tanımalıdır. Uygulaması hemen pratik olmayan ya da hemen olası görülmeyen yaratıcı fikirlerini dinlememek, ertelemek ya da ret etmek çocuğun zihinsel kapasitesini geliştirmesini engeller.

  • Sınıfta bu öğrencilere daha zor soruların sorulması, yeni fikirler üretmelerine fırsat tanınması gerekir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, yanıt vermede diğer çocuklara öncelik verilmesinin üstün zekâlı çocukları dersten ve okuldan soğutabileceğini unutmamak gerektiğidir.

  • Derslerle ilgili olarak araştırma ve problem çözme ağırlıklı ek ev ödevlerinin verilmesi gerekir.

  • Yarı teknik malzemelerin okunması, özetlenmesi, bazı araçların modellerinin yapılması, şemalarının çizimi ve onların çalışma kurallarını açıklama ödevleri verilmelidir.

  • Sınıf içi etkinliklerde üstün yetenekli öğrencilerin liderlik özelliklerinden faydalanılmalı; çalışmaları, grupları ve sınıf oyunlarını yönetmelerine fırsat tanınmalıdır.

  • Sınıf düzeyini temel almaksızın konularda kendi hızlarına göre ilerlemelerine fırsat tanınmalıdır.

  • Aile ile irtibata geçilmeli, öğrenciye sınıf genelinden farklı olarak verilen ödev, araştırma ve proje gibi çalışmalarda ailenin desteği alınmalıdır.

  • Çocuğun çalışma ve ödevlerini sınıfın işlemekte olduğu konularda ve aynı tempoda tutmaya çalışmamalı, onun güç ve süratine uygun ödevler vermelidir.

  • Ders etkinliklerinde kitabi etkinliklerden çok, geniş gözlem ve deneylere yer verilmelidir.

  • Akademik konular için resim, müzik, beden eğitimi gibi dersler ihmal edilmemelidir.

  • Bu çocuklarda “üstünlük duygusu” yaratmak, aynı “aşağılık duygusu” kadar zararlı sonuçlar doğurur. Çocuk, arkadaşlarını ve çevresindekileri aşağı görür ve toplumda yalnız bir kişi olarak yaşamına devam etme tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Onun için, üstünlük duygusunun çocuklarda yaratılmamasına azami dikkat edilmelidir.


    Zekâya çok boyutlu yaklaşım

    Günlük yaşamda zekâ, genelde tek bir yetenek veya becerinin sivrilmesi biçiminde anlaşılır. Bu hatalı bir düşüncedir. Çünkü zekâ algılama, öğrenme, düşünme gibi pek çok yetenek ve becerinin birlikte kullanımı ile kendini gösterir. Zekâ genel hatlarıyla Thorndike tarafından üç ana farklılık çerçevesinde sınıflandırılmıştır:

    1. Soyut Zekâ: Sembol kullanarak düşünme yeteneğidir. Çocuklukta pek kendini göstermeyen bu zekâ,12 yaş ve sonrasında ağırlıklı olarak kendini gösterir. Soyut zekâ gerçekte var olmayan ancak var olanlar arasındaki ilişkilerden zihnin soyutlama ve genelleme gücüyle elde ettiği sembollerle uğraşır. Örneğin; pi sayısı, türev, limit, sayılar tabiatta somut olarak yoktur. Matematik kavramlarını kullanmak, matematiksel ilişkileri kurmak soyut zekâ işidir. Romancı, şair, besteci soyut zekâsını kullanır.

    2. Mekanik (Somut) Zekâ: Araç-gereç ve makineleri yapıp kullanmada kendini gösterir. Çocukluk yıllarında kendini göstermeye başlayan bu zekâ, bozulan bir oyuncağı tamir ederken, yap-boz türü oyuncaklarla uğraşırken yoğun biçimde kullanılır. Bu zekânın daha çok mühendislerde, tamircilerde, uzman işçilerde bulunması gerekir.

    3. Sosyal Zekâ: Toplumsal çevreye uyum sağlamada, insanlarla iyi ilişkiler kurmada kendini gösterir. Sosyal zekâsını iyi kullanan bir insan çevresinde sevilir, sayılır, lider özellikleri ile sivrilip insanları etkiler. Politikacılık, avukatlık, öğretmenlik, pazarlamacılık gibi toplumla sıkı ilişkiler içinde olması gereken mesleklerde sosyal zekâ ön plana çıkar.

    Zekânın çok fazla boyutu vardır ve her bir birey bazı boyutlarda çok üstün özellikler gösterebilirken, bazılarında ortalamanın altında olabilir. Zekâ testleri zekâ ile ilişkilendirilen yeteneklerin bir ortalamasını verir. Bu nedenle sadece toplam puana odaklanmak doğru olmayacaktır. Önemli olan her bir zekâ boyutunu tek tek ele almaktır.

    Bazı zekâ türleri çalışmakla, pratikle geliştirilebilirken, bazıları daha fazla kemikleşmiş, genetik temelli vb. olabilir. Çok da değiştirilemeyen, çekirdek zekâ kavramını tanımlamak için “g faktörü” denen bir kavram ortaya atılmıştır. Bu faktör daha çok sözel-olmayan, görsel-uzamsal beceriler, sezgilerle ilgili gibi görünmektedir. Ayrıca araştırmacılar “akıcı zek┠ve “kristalize zek┠olmak üzere zekânın iki çeşidi olduğunu öne sürdüler. Akıcı zekâ, yeni problemleri ve yeni durumları başarıyla ele alabilme yeteneğini, kristalize zekâ ise bilginin saklanması, beceriler, akıcı zekânın kullanılması ve deneyimlerden elde edilen stratejileri kapsamaktadır. Araştırmacılar akıcı zekânın yaşla birlikte düştüğü, kristalize zekânın yükselmeye devam edebildiğini öne sürmüşlerdir. Öte yandan, Howard Gardner belirli alanlarda olağandışı başarılar sergileyen insanların yeteneklerini inceleyerek yedi değişik zekâ alanı olduğunu savunmuştur. Bu zekâ alanlarının her biri diğerinden bağımsız olmasına karşın, herhangi bir aktivite bu zekâ alanlarından birkaçının aynı anda aktif hale geçirilmesiyle oluşmaktadır.

    1. Sözel-Dilsel Zekâ: Dili etkili bir biçimde kullanma, kelimelerle ve seslerle düşünme, dildeki karmaşık anlamları kavrayabilme, insanları ikna edebilme, dildeki farklı yapıları fark edebilme, yeni yapılar oluşturabilme, farklı dilsel kalıplarla ilgilenme becerisidir. Sözel-dilsel zekâya sahip olan insanlar; farklı kelimeleri, sesleri, ritimleri dinler ve tepkide bulunur. Diğer insanların seslerini, dil üslubunu, okumasını ve yazmasını taklit edebilir. Dinleyerek, okuyarak, yazarak ve konuşarak öğrenir. Cümleleri dinler, yorumlar, farklı bir tarzda ifade eder ve söylediklerini hatırlar. Okuduklarını anlar, özetler ve kolaylıkla hatırlar. Dinleyicileri konuşmaları ile etkiler. Dilbilgisi kurallarını etkili bir biçimde kullanarak yazar. Kelime dağarcığı zengindir. Farklı dilleri öğrenme becerisine sahiptir. Etkili dinleme becerilerine sahiptir. Sözel-dilsel zekâ becerileri; etkili okuma becerisi, kendini ifade edebilme becerisi, etkin dinleme becerisi, etkili konuşma becerisi, yazma becerisini içerir.

    2. Matematiksel-Mantıksal Zekâ: Sayılarla çalışma, muhakeme etme, tümevarım ve tümdengelim teknikleri ile düşünebilme, soyut ve sembolik problemleri çözebilme, kavramlar, düşünceler ve fikirler arası karmaşık ilişkileri algılayabilme becerisidir. Matematiksel-mantıksal zekâya sahip olan insanlar; neden-sonuç ilişkilerini çok iyi kurarlar. Somut cisimleri soyut sembolik ifadelere dönüştürebilirler. Mantıksal problem çözümlerinde başarılıdır. Hipotezler kurar ve sınar. Bulmaca ve zekâ oyunlarını sever. Miktar tahminlerinde bulunur. Grafik ya da şekiller halinde verilen bilgileri yorumlar. Bilgisayar programları hazırlar. Matematiksel-mantıksal zekâ becerileri; sınıflandırma yapabilme, tahminlerde bulunabilme, sıralama yapabilme, hipotezler oluşturabilme ve sınayabilme, neden-sonuç ilişkileri oluşturabilme, muhakeme yapabilme, eleştirel düşünme analiz-sentez yapabilme becerilerini içerir.

    3. Görsel-Mekansal Zekâ: Resimlerle, şekillerle düşünebilme, görsel dünyayı algılayabilme, şekil, renk ve dokuları zihnin gözleriyle görebilme ve bunları sanatsal formlara dönüştürebilme yeteneğidir. Psiko-motor becerilerin gelişmesiyle başlar, el-vücut-beyin koordinasyonunun gelişimi küçük kas gelişiminin çalışmalarıyla geliştirilebilir. Görsel ve mekansal zekâya sahip olan insanlar; görerek ve gözleyerek öğrenir. Kolaylıkla yön bulma becerisine sahiptir. Grafik, harita, şekil ve modelleri yorumlayabilir. Dinlediklerinden zihinsel objeler, hayaller, resimler üretir. Öğrendiği bilgileri hatırlamada bu zihinsel resimleri kullanır. Çizmek, resim yapmak, boyamak ve modeller oluşturmaktan zevk alır. Üç boyutlu ürünler hazırlar. Origami ve maketler hazırlar. Bir objenin farklı açılardan perspektifini anlayabilir, onu zihninde canlandırabilir. Öğrendiği bilgileri somut ve görsel sunuşlara dönüştürür.

    4. Kinestetik-Bedensel Zekâ: Aklın ve vücudun fiziksel performansla birleştirilerek belli bir amaca yönelik faaliyetlerin sergilenebilmesi yeteneğidir. Kinestetik-bedensel zekâya sahip olan insanlar zihin ve beden koordinasyonlarını etkili bir biçimde kullanırlar. Fiziksel işlerde, görevlerde denge, zarafet, maharet ve dakiklik gösterirler. Çevresini, nesneleri, eşyaları dokunarak ve hareket ederek inceler. Fiziksel beceri isteyen alanlarda (dans, spor gibi) yenilikler keşfeder ve farklılıklar yaratırlar. Rol yapma, atletizm, dans, dikiş-nakış gibi alanlarda yetenekleri vardır. Aktif katılımla daha iyi öğrenirler. Söylenenden daha çok yapılanı hatırlarlar. Organizasyon yapma özellikleri gelişmiştir. Bulundukları çevreye ve onu kapsayan sistemlere karşı duyarlıdırlar ve sorumlu davranırlar.

    5. Kişilerarası-Sosyal Zekâ: insanlarla birlikte çalışabilme, sözel ve bedensel zekâ dilini etkili bir biçimde kullanarak çok farklı karakterlere sahip insanlarla kolaylıkla iletişim kurabilme, insanları yönetebilme, onlarla uyumlu çalışabilme ve insanları ikna edebilme becerisidir. Sosyal zekâya sahip olan insanlar; yaşıtları ile ya da farklı yaş grupları ile birlikte olmaktan zevk alırlar. Diğer insanların duygularına karşı duyarlıdırlar. Diğer insanları konuşmalarıyla etkilerler. Grup ve takım çalışmalarından iyi ve nitelikli ürünler çıkarırlar. Farklı kültürlere ve farklı yaşam tarzlarına çok meraklıdırlar. Toplumsal ve politik sorunlarla ilgilenirler. Güçlü bir espri yeteneğine sahiptirler. Davranışlarının sonuçlarını değerlendirebilirler. İnsanların her türlü davranışını kabul edicidirler. Sözel ve bedensel dili etkili biçimde kullanırlar. Farklı ortamlara, farklı insan topluluklarına girdiklerinde kolaylıkla uyum sağlayabilirler. İnsanları organize etme yetenekleri vardır. Liderlik özellikleri vardır.

    6. Kişisel-İçsel Zekâ: Kendimiz hakkındaki duygu ve düşünceleri şekillendirebilme, yaşamı sürdürebilme ve yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizle, hayat felsefemizi oluşturabilme, yaşamımızı bu yönde planlama, kişisel istek ve hayaller oluşturabilme becerisidir. Kişisel zekâya sahip olan insanlar; yalnız kalmaktan hoşlanırlar. Yaşadıkları her olay veya deneyim üzerinde çok fazla düşünürler. Kendi içlerinde bir değer ve anlayış sitemi oluştururlar. Her şeyde kendilerinden bir şey ararlar. Kendi duygu ve düşüncelerinin farkındadırlar. Kendilerini farklı tarzlarda ifade edebilirler (yazar, ressam, heykeltıraş vb.). Yaşam felsefelerini oluşturmaya yönelik bir arayış içindedirler. Bireysel çalışmalardan zevk alırlar. Yaşamlarında motivasyon kaynakları, hedefleridir. Kendileri üzerinde düşünmek için çok zaman harcarlar ve sürekli bir kişisel değerlendirme süreci yaşarlar. İç dünyamızın özünde bizim kendimiz ve diğer insanlar hakkındaki düşüncelerimiz, hayallerimiz, planlarımız ve hayata bakışımız yer alır.

    7. Müziksel-Ritmik Zekâ: Sesler, notalar, ritimlerle düşünme, farklı sesleri tanıma ve yeni sesleri ritimler üretme, ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik aletlerine karşı duyarlı olabilme becerisidir. Müziksel zekâya sahip olan insanlar; insan sesi ve çevreden gelen sesler gibi çok farklı seslere karşı duyarlıdır, dinler ve tepkide bulunur. Müziği yaşamında kullanmak için fırsatlar oluşturur. Seslere, nota ve ritimlere karşı özel bir ilgiye sahiptir. Müziği hareketlerle birleştirerek farklı figürler ortaya çıkarabilir. Enstrümanlara karşı ilgilidir ve kullanmayı kolaylıkla öğrenebilir. Orijinal müzik kompozisyonları oluşturabilir. Ritim tutar. Seslere karşı duyarlılık, ritim tutma, özellikle 4-6 yaş arası çok yoğundur. 4-6 yaş arasındaki çocukların zengin bir müziksel çevrede bulunmaları daha sonraki müziksel yeteneğin gelişmesinde büyük önem taşır.

    Dr. Koray Karabekiroğlu


    ÜSTÜN ZEKÂLI/YETENEKLİ ÇOCUKLAR İLE İLGİLİ KAYNAKLAR
    National Association for Gifted Children
    Davidson Institute
    Hoagies Gifted Education
    Gifted Child Today


    ÜSTÜN ZEKÂLI/YETENEKLİ ÇOCUKLAR İLE İLGİLİ KİTAPLAR
    Üstün Yetenekli Çocuklar- Bahar Uyaroğlu
    Eğitimsel Bakış Açısıyla- Çağla Gür
    Yetenekli Çocuğun Dramı- Alice Miller
    Duygusal Zekâ- Zuhal Baltaş


  • En iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenir... Türkçe Anasayfa
    Bu sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı Dr. Koray Karabekiroğlu'na ait olup; kendisinden Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre yazılı izin alınmadan söz konusu yazıların herhangi bir bölümü veya tamamı iktibas edilemez veya herhangi bir usul ile çoğaltılamaz. Kaynak göstermek ve bilimsel kurallara riayet edilmek kaydı ile alıntı yapılması mümkündür.

    Çocuk ve Hayat üzerine her şey için tıklayın

    Web sitesi: Koray Karabekiroglu