Türkçe English

Mental işlev bozukluğu (MİB) (Zekâ yetersizliği/ Zihinsel İşlev Yetersizliği)

Özel gereksinimli çocukların

  • Eğitime,
  • Özel eğitime,
  • Özel eğitimli öğretmenlere,
  • Ekstra bakıma,
  • Fizik tedaviye,
  • Sosyal desteğe,
  • Sosyalleşmeye,
  • Kolaylaştırılmış hizmete,
  • Uygun çevresel düzenlemelere,
  • Anlayışa,
  • Garipsenmemeye,
  • Dışlanmamaya,
  • Toplumsal kabule ihtiyaçları vardır.

    Özel gereksinimli çocuklar toplumun üyeleri olarak eğitildikleri oranda bağımsızlaşır, bağımsızlaştıkları oranda toplumsallaşırlar.

    Bu çocuklar, kendine uygun çevresel düzenlemeler ile akranları arasına katılabilirler.

    Engelli çocuklar, mümkün olduğunca akranlarıyla veya engellerine uygun ortamlarda ve bu engel ile ilgili eğitimi almış öğretmenler tarafından eğitilmelidirler.

    Eğitimlerinin sürekliliği sağlanmalı ve mesleki eğitimleri konusunda gereksinimleri düzeyinde hizmet alabilmelidirler.

    Zekâ Sorunlarına Psikiyatrik Yaklaşım Neleri İçerir?

    Anne babaların en çok çocuklarında görmekten en çok kaygı duydukları bozukluklardan birisi de zekâ ve gelişme gerilikleridir. Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından hazırlanan en son psikiyatrik bozukluk tanı sınıflandırmasında (DSM-IV) belirlenen zeka geriliği (mental retardasyon) ölçütleri şunlardır:

    1. Ortalamanın önemli derecede altında zeka işlevselliği: Bireysel olarak uygulanan zeka testinde yaklaşık 70 ya da altında bir zeka bölümünün olması.

    2. Aşağıdaki alanlardan en az ikisinde o sıradaki uyum eşzamanlı yetersizliklerin ya da bozuklukların olması: İletişim, kendine bakım, ev yaşamı, toplumsal/kişiler arası beceriler, toplumun sağladığı olanakları kullanma, kendi kendini yönetip yönlendirme, okulla ilgili işlevsel beceriler, iş, boş zamanlar, sağlık ve güvenlik.

    3. Başlangıcının 18 yaşından önce olması.

    Ayrıca DSM-IV sınıflandırılmasında “sınır zeka işlevi” terimi de yer almaktadır. Bu 70-79 zekâ bölümü olan bireyler için kullanılan bir terimdir. Öte yandan, 80-89 zekâ bölümü ise “ “donuk zekâ işlevi” “ olarak da adlandırılmaktadır.

    Zekâ ve bilişsel işlev sorunlarına ek olarak bu çocuklarda şu sorunlar da sık görülür:
  • Hareket, dil, kas gelişimi, vb. pek çok alanda gelişme geriliği
  • Sosyal etkileşim ve beceri sorunları
  • Dikkat ve dürtü kontrol sorunları
  • Uygunsuz davranışlar
  • Ek tıbbi sorunlar (Ör, kalp, böbrek, hormon anormallikleri)
  • Görme, işitme vb. duyu kusurları
  • Nörolojik sorunlar (denge, yürüme, kas tonusu vb.)


    Hafif derecede MR

  • Sosyal ilişkileri zayıftır (Yaşıtlarıyla arkadaşlık kurma güçlükleri)
  • Yaşına göre dil ve iletişimleri iyi değildir
  • Duygularını ve davranışlarını kontrol etmede zorlanma
  • Başkaları tarafından suistimale açıktırlar.
  • Genel olarak hayatlarını idame ettirebilirler ama, ev işlerinde, çocuk bakımında, ulaşımda, sağlık hizmetlerinde, bankacılık işlerinde, para yönetiminde yardım gerekebilir.
  • Kompleks zihinsel beceri gerektirmeyen işlerde çalışabilirler.

    Orta derecede MR

  • IQ: 40-55
  • 2. sınıf seviyesine kadar gelebilirler.
  • Yaşıtlarından belirgin olarak geri
  • Tüm akademik alanlarda destek gereklidir.
  • Konuşmaları yaşıtlarından daha çocukça ve geri
  • Genellikle aile ve arkadaşlarla sınırlı bir sosyal çevre
  • Hayatı ile ilgili kararları verirken yardım gerekir
  • Yaşıtlarıyla arkadaşlıkları kısıtlılıklarından etkilenir.
  • İş ortamında ciddi sosyal destek gereklidir.

    Ağır derecede MR
  • Konuşma son derece geridir.
  • Genellikle tek kelimeli cümlelerle konuşurlar
  • Konuşma şimdi ve buradaya odaklıdır
  • Konuşma açıklama, izahdan daha çok amaca yöneliktir.
  • Ancak basit konuşmaları anlayabilirler.

    Zeka geriliğini tanımlamak çoğu zaman sorun olmuştur. Bunun nedeni bilim adamlarının zekayı tam olarak neyin oluşturduğu konusunda halen fikir birliğine varamamalarıdır. Uzmanların çoğu zekayı “bilişsel yetenek” olarak düşünürken, bazıları da “gerçek yaşamda karşılaşılan sorunları çözme” şeklinde tanımlamaktadır. Zeka, “amaca yönelik uyumsal davranış” olarak da açıklanabilir. Son yıllarda bilişsel zekadan ayrı olarak sosyal zeka ve bunun alt kümesi olan duygusal zeka kavramlarının da ileri sürülmesi tanımlamayı daha karmaşık hale getirmiştir. Günümüzde zeka hem bilişsel yetenek hem de toplumsal uyum ölçütlerini kapsayacak şekilde tarif edilmektedir.

    Çağımızda zeka geriliği anlamında “zeka yetersizliği”, “zeka özürü”, “normal altı zeka”, “oligofreni” ve yakın zamanda “gelişimsel engellilik” ve “gelişimsel gecikme” gibi terimler kullanılmaktadır. A.B.D.’de 1970’den beri kullanılan “gelişimsel özürlülük” (developmental disability) terimi ise, zeka geriliği, serebral palsi, otizm ve zeka geriliği ile yakından ilişkisi olan diğer nörolojik bozukluklar gibi ileri derecede ve süregen zihinsel ve fiziksel bozuklukları tanımlamak için kullanılmaktadır. Amerikan Zeka Yetersizliği Birliği (American Association on Mental Deficiency, AAMD)’nin zeka geriliği için yaptığı tanımlamaya göre, zeka geriliği; gelişim döneminde meydana gelen, uyumsal davranıştaki bozukluklarla birlikte bulunan ortalamanın altındaki zeka işlevidir. Bu tanım zeka geriliğinde, şimdiki uyum sorununu ve işlevsellikteki sınırlılığı şart koşar. Ortalamanın altındaki zeka işlevi ile birlikte iletişimde, kendine bakımda, evdeki yaşamda, toplumsal yeteneklerde ve toplumsal yararlılıkta, kendini yönlendirmede, sağlığı korumada, akademik işlevsellikte ve çalışma alanında iki veya daha fazla bozukluğun olması öngörülür.

    Zihinsel gelişim nedenleri çok çeşitli olabilir:
    1. Doğuştan (konjenital) (örnekler arasında)
  • Otizm
  • Down Sendromu (Trizomi 21)
  • Frajil X
  • Edwards Sendromu (Trizomi 18)
  • Kedi Ağlaması (Cri du chat) Sendromu
  • Prader-Willi Sendromu
  • XXY (Klineferter Sendromu)
  • X0 (Turner Sendromu)...

    2. Doğum sürecinde (perinatal) (örnekler arasında)
  • Gebelikte annenin geçirdiği kızamıkçık, sitomegalovirus, toksoplazmozis, herpes simpleks ve Epstein-Barr virusu infeksiyonları
  • Gebelikte annenin sigara, alkol, madde kullanımı
  • Doğumda oksijensiz kalma
  • Beyin kanamaları
  • Kan şekeri düşüklüğü (Hipoglisemi)
  • Erken (prematüre) doğumlar...

    3. Sonradan (Örnekler arasında):
  • Kafa travması;
  • Enfeksiyonlar (ör: menenjit/ensefalit);
  • Toksinler (kurşun, civa);
  • iyot eksikliği;
  • Beslenme sorunları;
  • Çocuk ihmali,...

    Zeka geriliğinin değerlendirilmesinde; çok farklı branştan uzmanlar görev alır. Psikologlar bilişsel değerlendirmelerini yapar. Çocuk hastalıkları uzmanı ve klinik genetik uzmanları fiziksel tanı değerlendirmelerini yapar. Psikiyatristler ve davranış terapisti psikologlar, bireyi ruhsal bozukluklar ve davranış işlevleri yönünden değerlendirir. Ayrıntılı değerlendirmede standart zekâ ölçüm testleri kullanılır. Çocuk psikiyatrisinde, 2-18 yaş grubu için “Stanford-Binet Zeka Ölçeği”, 6-16 yaş grubu için WISC-R, vb. değerlendirmeler kullanılır. Biyomedikal değerlendirmede aile öyküsü, gebelik, doğum öyküsü, çocuğun gelişimi, sağlığı, sosyal ve öğretim öyküsü görüşmede sorgulanır. Fiziksel muayenesi ve nörogelişimsel muayenesi yapılır. Öykü ve muayenesinde hastalık bulguları var ise gerekli laboratuvar testleri istenir. Laboratuvar testleri olarak, kromozom analizi (Frajil-X dahil), beyin görüntülemesi (BT, MRI), EEG, idrar aminoasitleri, kan organik asitleri, kurşun seviyesi ve metabolizma bozuklukları için uygun biyokimyasal testler istenebilir. Ayrıca hikayede, çeşitli durum ve ortamlarda çocuğun özgün davranışları, zamanla belirtilerin değişimi, uyum işlevleri, özbakım, iletişim ve sosyal işlevleri içeren sistemlerin psikiyatrik olarak gözden geçirilmesi ele alınır.

    Tedavide:
  • özel eğitim ve beceri kazandırma girişimleri;
  • sosyal destek ve çalışma grupları;
  • sosyal, duygusal ve davranışsal belirtilere yönelik destekleyici hizmetler;
  • bakım verenlerin aşırı koruma yaklaşımı yerine çocuk gelişimini desteklenmesi
  • hastanın gelişimi ve tıbbi öyküsüne göre diğer destekleyici yaklaşımlar planlanır.

    Zeka geriliğinde psikoterapi:

    Zeka geriliği olanlar günlük yaşamın getirdiği streslerle baş edebilmek için yeterli zihinsel kaynaklarına sahip olmadıklarından birçok duygusal bozukluklara yatkındırlar. Bu konudaki tedavi gereksinimleri artmasına karşın zeka geriliği olanlarla psikoterapi uygulamaları azdır. Bunun nedenleri şu şekilde sıralanabilir: “Zeka geriliği olanlar zorlukların daha az farkındadırlar ve yardım istemek için yeteri kadar güdülenmeleri yoktur. Düşük zeka düzeyi davranışın değiştirilmesi gerektiğini anlamaya engeldir. Zeka geriliği olanlarda dürtü kontrolü ve kendilerinde güvenin gelişmesi için ego gücü zayıftır. Bu hastalarda belirli bir sonuca ulaşmak için çok fazla çaba gerekir. Zeka geriliği olanların % 96'sını oluşturan hafif ve orta gruplarda davranışsal girişimler son derece etkilidir. Zeka geriliği olanlara uygulanan davranış tedavisinin amacı ruhsal bozukluğu tedavi etmek değil, yetenek eksikliklerinin bulunduğu kendilik kontrolü, sosyal beceriler ve eğitim sorunları gibi alanlardaki uyumu kolaylaştırmaktır. Kendilik kontrolü sorunları uyarılmış nitelikteki davranışların düzeltilmesini, olumlu davranışların pekiştirilmesini ve stereotipilerin azaltılmasını amaçlayan tekniklerle tedavi edilir. Bazen edimsel koşullandırma yöntemi de kullanılır. İstenmeyen davranışları etkin bir şekilde azaltan cezalandırma ise en son başvurulacak yoldur. Davranış tedavisi ile sosyal yeteneklerde, özellikle iletişim ve günlük yaşam yeteneklerinde belirgin düzelmeler sağlanır. Genel olarak pekiştirme teknikleri anlatım dilinin gelişmesinde, yönergeleri anlamada ve izlemede, temel kişisel ve ev içi yaşam becerilerin kazanılmasında olumlu sonuçlar verir. Davranışsal girişimlerin uygulanmasıyla akademik performansta da artış görülür.


    Dr. Koray Karabekiroğlu


    ZiHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR İLE İLGİLİ KAYNAKLAR
    Engelli Çocuk Ebeveyni Olmak
    Çocuk Genetik Hastalıklar Derneği
    Down Türkiye Derneği
    Çocuk Nörolojisi Derneği
    Humanium- Engelli Hakları
    Tohum Otizm Vakfı
    Amerikan Zihinsel Engelliler Derneği
    Zihinsel Engellilerin Hakları



  • En iyi 1024x768 çözünürlükte görüntülenir... Türkçe Anasayfa
    Bu sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı Dr. Koray Karabekiroğlu'na ait olup; kendisinden Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre yazılı izin alınmadan söz konusu yazıların herhangi bir bölümü veya tamamı iktibas edilemez veya herhangi bir usul ile çoğaltılamaz. Kaynak göstermek ve bilimsel kurallara riayet edilmek kaydı ile alıntı yapılması mümkündür.

    Çocuk ve Hayat üzerine her şey için tıklayın

    Web sitesi: Koray Karabekiroglu